Haydi Kıbrısa

Evet gelelim yavru vatana Kıbrıs’a.

 

Girne Limanı

Aslında hemen yanı başımızdaki tatil cenneti olan Kıbrıs da iyi bir hafta sonu geçirebilir, yada uzun bir tatil planlayabilirsiniz. Bana sorarsanız en fazla 3,4 gün yeter.

Casinodan sıkıldıysanız ya da “Ben casino sevmiyorum. Kıbrıs da başka neler yapılır?” diye soracak olursanız, tam size göre bir yazı benden size söylemesi. Sonra ben duymadım görmedim demeyin.

Ben Kıbrıs’a şubat ayında gittim hem çok ucuzdu hem de  daha sakindi. Tabi siz bütçenize göre tarihi ayarlarsınız ama ucuz olsun derseniz şubat ve mart ayları uygun aylar sonra fiyatlar artmaya başlıyor. (Nisan ayından itibaren deniz mevsimi açılıyor ) bu da dip not olsun. Ama bence Eylül içinde çok keyifli olabilir.

 

Girne Kalesi

Kıbrıs’ta gezmeye Girne kalesinden başlayabilirsiniz. Giriş 7.5 TL olması gerekiyor. Yaklaşık 800 yıldır tarih sahnesinde olan kalede bir çok bölüm bulunuyor. Özellikle Girne Kalesi içerisinde yer alan müze sizlere Kıbrıs hakkında bir çok detay verecektir. Müze içerisinde, St. George Kilisesi, Kırnı Mezarlarının canlandırmaları, Akdeniz mezar kazıları, Venedik Kulesi, Luzinyan Kulesi, sarnıçlar, zindanlar ve Batık Gemi müzesi bulunmaktadır.

Girne kalesi şehir merkezinde bulunuyor. Marinayı gezerken Girne Kalesi’ni de göreceksiniz.  Kaleyi baştan sona kadar gezmek isterseniz bir saatinizi ayırmanız gerekiyor.

Girne Kalesi

 

Girne Kalesi

 

Girne Batığı Girne batığının efsanevi öyküsünü okuyup batık gemi müzesini gezebilirsiniz.

 

Lüzinyan Kulesi

 

Bu bölüm kalenin yapımından bugüne kimler tarafından kullanıldığı gösteren küçük bir tarihsel geçit töreni gibi hizmet veriyor. Kulede Bizans, İngiliz, Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı askerlerinin canlandırmaları ve bu ülkelerin bayrakları yer alıyor.

Kıbrıs hani ucuz mu derseniz bence rakı hariç ucuz bir şey görmedim.  Bazı şeyler Türkiye’den pahalı yani . Girne de simit sarayı tarzında bir yerde 2 kişi 55 TL verdik.  Yüreğim öyle bir cız etti ki anlatamam:) Ama o kadar sıcak kanlı insanlar var ki size tavsiyem yaşlılarla sohbet etmeniz kıbrısla ilgili o kadar güzel şeyler,  dertler anlatıyorlar ki sohbet severler için öneririm.

Gelelim meşhur Mavi Köşke. Mavi köşke eğer aracınız yoksa Girne den  30 dk. da bir dolmuş kalkıyor. Mavi köşk İbret müzesi olarak türk silahlı kuvvetlerinin himayesinde ve size içeride rehber olarak görevli askerler eşlik edip anlatıyor. Giriş ücreti 3 TL ama sadece kart geçiyor bilginize.

Mavi Köşk

 

İtalyan asıllı rum olan Paulo Paolides tarafından 1957 yılında yaptırılmıştır. İki kat üzerine on altı bölüm olarak inşa edilen köşk, 20. yy modern mimari teknikleri ile yapılmış olmasına karşın, doğu ve batı mimari üslupları ile Türk, Rum mimari özellikleri yanısıra İtalyan ve Akdeniz bölgesi mimari özellikleri taşımaktadır.

Paulo Paolides

 

Köşkün sahibi Paulo Paolides. Kendisi İtalyan asıllı bir Rum. Kıbrıs’ta doğmuş ve burada avukatlık yapıyormuş. Tabi dışardan görünen bu. Aslında mafya avukatlığı yapan bir silah kaçakçısı.

Köşkle ilgili en önemli detay hiç bir yerden gözükmüyor olması. Adam resmen kendine görünmez bir kale yaptırmış. Köşkün en önemli noktalarından birisi de, her odanın farklı renk olması ve bu yemek odasında da ona göre oturma planı yapılmış. Kırmızı renkli oda da kalıyorsanız yemek odasında da kırmızı masada oturuyorsunuz. Köşkün girişinde süt banyosu bile var hatta rivayete göre sophia loren bu evde kalmış ve süt banyosu yapmış.

Paulo sanata ve gösterişe düşkün bir adammış. 24 saat ağzından şarap akan aslanlı çeşme, Kristal şarap bardakları, mevsime göre renk değiştiren içki dolabı, oturduktan bir süre sonra duvar kadar sert olan ve uyumayı engelleyen sandalye.

Paulo 13 sayısına takıntılıymış, evde 13 oda, havuzda 13 çeşme ve gene bir rivayete göre köşke yukarıdan bakıldığında 13 sayısına benzediği söyleniyor. Paulo evi mimar bir arkadaşına yaptırmış fakat evde ki bütün kaçış tünellerini bildiği için arkadaşını öldürmüş. Paulo artık naptıysa bir mafya toplantısında öldürülmüş.

Kıbrıs’ta beni etkileyen yerlerden birisi de Gazi Mağusa. Orijinal adı olan ve Yunancada “Kumlara gömülen kent” anlamına gelen Famagusta diye tanınır. Gene Girne den dolmuş kalkıyor yaklaşık 1bucuk saat sürüyor minibüsle.

 

Lala Mustafa Paşa Cami

Gazi Mağusa ‘da gezerken Namık kemalin atıldığı zindanı görebilirsiniz. Müze bizim gittiğimiz zaman kapalıydı fakat belki açılmıştır tekrardan.

 

Namık Kemalin kaldığı zindanın dıştan görünüşü

 

Namık Kemalin kaldığı zindanın iç kısmı

 

St. George Rum Kilisesi

 

St. George Rum Kilisesi

 

Kilise yüz yıllardır ayakta durmaya çalışırken duvarda ki betimlemeleri halen günümüzde görmek mümkün.

Gelelim adanın en kalabalık olan ve KKTC Başkenti Lefkoşa’ya. Dünyada bölünmüş tek başkenttir ve  yeşil bir hatla ikiye bölünmüştür. Lefkoşa’da özellikle Selimiye cami, Büyük han mutlaka gezilmesi gereken yerler. Büyük han Bursa’da ki “Koza Han’a” çok benziyor. Bir kahve molası için büyük hanı tercih edebilirsiniz.

 

 

Selimiye Cami

 

Girne Kapısı

 

Önemli hatırlatmalar,

Kıbrıs’ta trafik soldan akmakta araç kiralayacaksanız bilginiz olsun. Alkolü her yerde bulabilirsiniz ama free shoplardansa marketlerden almanızı tercih ederim daha ucuz çünkü. Kıbrıs tıpkı İngiltere gibi üç priz kullanıyor ama otellerde genelde onun için aparatlar mevcut yok ben kendimi garantiye alırım diyorsanız yanınızda götürmenizde fayda var. Son olarak tabi ki de dönerken hellim peyniri almayı unutmayın:)

 

Halil Onat

Yıllar önce cok küçükken bir gün annem ne olacaksın büyüyünce diye sordu. Ben de şehirler arası otobüslerdeki muavinlerden olacağım dermişim hep sürekli geziyorlar diye. İşte taa o zamanlardan aslında gezmek fikri bana hep iyi geldi. Yeni insanlar tanımak onlardan kendime parçalar katmak ve haritaya bir çizik daha atmak beni herşeyden çok mutlu ediyor. Yolların hazzını tatmanız ümidi ile..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir