PAYLAŞ

2 aşık, 2 eğlenceli kişi Sinem ve Uğurcan ( İşten Kaçanlar ) ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Kendilerine ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz. Gezgin çiftleri özendirecek bu röportajı keyifle okuyunuz.

– Öncelikle hoş geldiniz, istenkacanlar (Sinem & Uğurcan) kimdir biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Merhaba,

Biz 10 yıldır arkadaş, yaklaşık 5 yıldır da evli bir çiftiz.

Ben İstanbullu’yum ve Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi mezunuyum, aslında seyahat merakım hep vardı ama asıl üniversite zamanı fransızcayı geliştirmek amaçlı Fransa’daki dil kursları, erasmus, master derken yeni şeylerin asıl yerinde yaşanarak keşfedildiğini anladım ve sonra çalışma ve yaşam sebebim hep daha çok seyahat edebilmek için oldu.

Eşimle de yine bir tatilde ,aşık olduğum Ege’de, Bodrum’da tanıştık. Can Bursa’lı, ben İstanbul’lu, yaşlar genç, yaz tatili falan, olmaz bu iş diye gerçekten hep arkadaştık, nasıl direttiyse sonraki 5 yıl hep evliydik J Can’da seyahat etmek için yaşayan biri, evlenene kadar ben hep bir tık daha fazla gezdiğimden , ‘’bana neden haber vermedin ben de gelirdim’’ triplerine bolca mağruz kalmıştım . Sonra sevgili olduk ve baktık ki hayata bakışımız, eğlence anlayışımız, kafalarımız baya uygun, evlendik ve hayat arkadaşıyla yapılan yolculuğun tadı bir başkaymış onu anladık. Can’ın Many Points adında bir reklam şirketi var , o işinde bana göre daha özgür, ben maalesef şirket çalışanıyım, izinlerim Can’a göre hep daha kısıtlı. Ama benim iş hayatındaki en önem verdiğim şey cumartesi-pazar ın off olması, yoksa ben de yokum. Yani haftasonları, bayram tatilleri , senelik izinler , doğum günleri , yılbaşı gibi günler bizde sonuna kadar sömürülür efendim J

– İstenkacanlar fikri nasıl ortaya çıktı ? Blog açmaya nasıl karar verdiniz ?

Aslında insanlardan aldığımız ne çok geziyorsunuz, ee nasıldı anlatın bakalım tepkileri bize , böyle bir şey için acaba mı dedirtiyordu. Bir de üzerine Can şirketi kurup, hazır stüdyo, ekipman ve işi bilen insanlar bir aradayken neden youtube’a girmiyoruz, İsten Kacanlar da bir parçası olur diye yola çıktık.

Youtube kanalımız henüz yapım aşamasında, istenkacanlar’ da daha çok çok yeni, ama bir gün işlerimizi düzene koyup , onca yıl çalışıp karşılığını almayı hakkettiğimizde sanırım gerçek birer işten kaçan olmak en büyük hayalimiz.

– Gezmek dışında iş hayatınız veya aile hayatınıza nasıl zaman ayırabiliyorsunuz ?

Aslında şöyle, yapmak istediğin bir şey varsa onu yaparsın. İş konusunda hafta sonu çalışma olan firmalara tamamen karşıyım , çünkü hepimiz sosyal hayatımız daha iyi olsun diye çalışıyoruz, kazandığım parayı harcayacak zamanımın olmadığı işler bana göre değil. Can’ın da kendi işi , toplantılar dışında genelde kendi programını kendi yapıyor ve her işi bilgisayarından halledebiliyor, yani bize ‘’biz bunu yapacağız’’ diye yarattığımız bir zaman dilimi ,bir de internet yeterli oluyor. Ayrıca bu kadar gezmemize rağmen , fazlaca evcil insanlarız, evde geçirilen zaman, uzanıp tüm gün film izlemek, arkadaşları eve davet etmek , playstation oynamak, tüm gün hiçbir şey yapmadan uzanmak, mutfakta birlikte yemek yapmak da bizim için çok önemli ve eğlenceli. Yani canımız ne isterse o, bunun için de zamanı yarattı mı gerisi kendiliğinden geliyor zaten.

– Gezmek için bir sponsorunuz var mı ? Yoksa tamamen kendi imkanlarınızla mı geziyorsunuz ?

Bu hep dilimizde olan bir şey, ama şu an bir sponsorumuz yok çünkü bence daha yeni bir siteyiz ama zamanla çok büyüyeceğine inandığım ve bizim de sponsorumuzun olacağını düşündüğüm bir noktadayız. Ama çok isterseniz sizinle başlayabiliriz J

– İstenkacanlar.com dışında başka bir blog sayfasında yazıyor musunuz? Yazıyorsanız ne üzerine yazıyorsunuz?

İstenkacanlar dışında bir blog sayfamız yok ama yakında internette (youtube’da) , izleyici kitleyle de buluşmak için çalışmalarımız başladı .

– Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz ve en beğendiğiniz yer neresi oldu?

Bugüne kadar Türkiye dışında 19 ülke gezdik ;

Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan, İtalya , Avusturya , Almanya , Çek Cumhuriyeti , Slovakya , Hollanda , Fransa , İspanya , Belçika, Fas, Azerbaycan , Mısır, Tayland , Macaristan ve Andorra.

Gittiğimiz her ülkede de bir çok yer ziyaret ettik.

Nereyi en çok beğendik sorusu biraz zor bir soru çünkü kimisinin doğası, kimisinin yemeği, kimisinin insanı.. Her yer farklı bir iz bırakıyor ama benim en etkilendiğim Mısır- Sharm El Seyh ‘ti sanırım, doğa zorla kendine aşık etmişti. Can için ise arabamızla gittiğimiz Yunanistan Thassos adası , her koyu başka güzel, başka renk, başka salaş, mutfağı fazla iyiydi ( Çünkü biz denizden babamız çıksa yeriz J )

– İlk defa yurtdışı veya yurtiçi seyahat yapacak gezginler için öneriniz nedir?

Yurtiçi için seyahat işi duruma göre değişir, biz gittiğimiz yerde tıkılıp kalmayı pek sevmiyoruz o yüzden otelin konumu ve temizliği iyi durumdaysa, o otel bizim için 10 numara oluyor. Yurtiçi seyahatlerinde iyi bir partnerle yolculuk yapıyorsanız o zaman arabayla seyahat bana hep daha keyifli ve özgür geliyor. Dilediğin yerde dur, yemek ye, rotanı değiştir ve yeni bir yer daha keşfet, sevdiğin şarkıya bağıra çağıra eşlik et , dilediğinde devam et, yani yolculuk enerjisi yüksek oluyor , tabii bu söylediklerim gidiş yolculukları için, dönüşler genelde enerjisi bir tık daha düşük ve yorucu oluyor ama yol boyu bir sonraki seyahat için sohbetler ya da fazla uçmuşsak hayaller kurarak dönmek bile keyifli.

Ama arada bizim de çoook yorulup yeter azcık mola dediğimizde gittiğimiz ve otelden minimum çıktığımız tatillerimiz de oluyor , o zaman otel 10 numara değil , gerçekten 5 yıldızlı oluyor ve sadece konfor istiyoruz. İşte o zaman seyahat şeklimiz de genelde uçağa dönüyor , ama bu tercih bizim için gerçekten çok yorucu bir süreçten çıktıysak ya da gideceğimiz nokta gerçekten çok uzaktaysa bir seçenek haline geliyor.

Yurtdışı seyahatlerinde , insanlar için genel korku dil oluyor, dünyanın neresine giderseniz gidin güler yüz her şeyinizi çözümlüyor. Korkacak hiçbir şey yok, onların da 2 kol 2 bacak durumları var , siz onun dilini bilmiyorsanız , o da sizinkini bilmiyor. Maksimum kaybolursunuz ki, bu da gayet eğlenceli ve çözümsüz bir durum değil.

Yurtdışında bizim en sevdiğimiz şey, toplu taşıma (metro) kullanmak çünkü gideceğimiz yere kadar arada yeni yerler görüp, inip oraları da görüp devam etmek pek keyifli oluyor. Bir de yaşlı esnafları çok seviyoruz, bambaşka bir kültürle o yaşa gelmiş bir amca, bir teyze kendi dilinde yaşlılığın verdiği dinginlikle size yardımcı olmaya çalışıyor, sonra karşılıklı mimiklerle onlarca teşekkür ve güler yüz havalarda uçuşuyor.

– Bunların dışında eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Biz şanslı bir çiftiz çünkü kendi kendimize de çok eğlenebiliyor ve ne pahasına olursa olsun kendimize zaman yaratabiliyoruz.

Düşünsenize koskocaman bir dünya, onlarca farklı kültür, bambaşka renklere sahip bir doğa , farklı lezzetler, farklı insanlar , göller, denizler, okyanuslar, tarihler keşfedecek, görecek o kadar çok şey var ki.

Ayrıca maddiyat tabi ki de büyük bir faktör ama emin olun en dip durumdayken bile doğaya kaçıp kamp yapıyoruz , dünya büyük, imkanları sınırsız , yeter ki ona saygı duyun, o size her imkanı sunuyor zaten.

İştenKaçanlar ; Instagram hesaplarını buradan takip edebilirsiniz.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen Kutucuğa Doğru Sayıyı Girin *